-->

Devrim suyuna batırılmış “Devrim”in, Devrimci suyuna batırılmış “Devrimci”nin tersi biri…*

1 comment

ingilizahmetAhmet Fevzi Erdal… Namı diğer ingiliz Ahmet… 1939 Bafra/Köseli köyü doğumlu… ilkokulu ve ortaokulu Bafra’da zar zor okur… 1962’de Perşembe Erkek Öğretmen Okulu’ndan mezun olur. Sivas, Bitlis, Bafra, Alaçam’da yıllarca öğretmenlik yapar… 1976’da silahla yakalandığı için Bakanlık Müdürler Kurulu tarafından ‘silah bulundurmaktan’ beş yıl meslekten men cezasına çarptırılır. ilk evliliğinden Deniz ve Cumhur, ikinci evliliğinden Uğur adında sekiz yaşında bir çocuğu var.

O, her zaman, devrimciler arasında öteki dil olmayı bilen biri olarak belleklerde yer etti. ingiliz Ahmet, eskilerin  nevi şahsına münhasır dedikleri türden farklı bir devrimci. Sosyalist hareketin birbirleriyle benzeşen militan tipi üzerinden teori ve pratik kurduğu yıllarda onun kendine ait bir dili; alfabesi, imge sistemi, eşyaları adlandırışı oldu… insanların kardeşliği kadar eşyaların kardeşliğine de inananlardandır… Ne halk dili, ne aydın dili “Ahmet Hoca abecesi” olarak belleğimizde izdüştü… “Bizim uşaklar çok telli bağlama gibidir, ama uzun zamandır tek telinden bile ses yok” cümlesi onun cümlesidir… “Akıllı uşaklar”, “akıllı dünya görüşü”, “yirmidört ayar altın devrimci, onsekiz ayar altın devrimci”, “akıllı gazete”, “hiç telli bağlama” gibi öteki dille konuşur. Karısına “kötü kız” der, “kaynanamın kızı” diye çağırır… Kocasını güldürmenin çok zor olduğunu anlatan karısı Nimet, “akıllı dünya görüşünü” ve “yirmi dört ayar çocuklar”ı sevme huyu dışında, eski huyları ile yeni huylarının tutmadığını söylüyor. Sevgisi bittiğinde ilişkiyi “pat” diye kesermiş. Rol icabı sevgi gösterisi ve arkadaşlık yapmazmış. ismi aniden sorulursa unuturmuş… Belki unutmak gerekir de ondan… Bu unutkanlık, tarihsel olarak kafasına indirilen binlerce kahverengi odunun eseridir. Masalcı dede gibidir, çocukluklar yapar… Hayatının kıssadan hissesi, “sekiz ayar devrimcilerden, devrimci suyuna batırılmış sosyalistlerden çok beter çektim, kırmızıgillerden çok çektim… Sosyalizm sağolsun!” cümlesinde gizlidir…

*Nar Taneleri, Sezai Sarıoğlu, iletişim Yayınları 2001’den alınmıştır

Ahmet Hoca’yı 15 Kasım 2004 günü Bafra’da bir trafik kazasında kaybettik…


  1. uğur erdal diyor ki:

    “Ahmet Hoca’yı 15 Kasım 2004 günü Bafra’da bir trafik kazasında kaybettik…”

    16 Kasım 2004 günü.

Yorum yaz