ara
Göktaşı
GÜNLERDEN BİR GÜN YOLUMUZ TONYA’YA DÜŞER
Nazif Bat

Yıllar önceydi, Karadeniz sahil şehirlerine doğru, arkadaşım Hacı ile yola çıktık. O dönem tekstil pazarlaması yapıyordum, Karadeniz’e hem ticaret hem de güzel bir gezi olur diye, düşündüm, Hacı da Karadenizli olduğundan onu da aldım yanıma ve yola düştük.
Samsun’dan Giresun’a kadar bütün il, ilçe, kasaba ne varsa hepsine uğradık, bu arada bayağı da mal satışı yapmıştık. Yalıköy’de şahane köfte, sonra da Görele’de imansız peynirden yapılmış tereyağlı pideleri de yedik tabi ki.
Gece olmuştu Trabzon’a doğru yola çıktık, Vakfıkebir’e geldiğimizde, Hacı; “buradan Tonya’ya dönelim, geceyi annemlerde geçiririz sabah Trabzon’a geçeriz” dedi ve Tonya’ya döndük, yarım saat sonra varmıştık Tonya’ya. Küçük bir meydan, etrafında az sayıda iş yerleri vardı. Açık olan kahveye girdik Hacı’yı herkes tanıyor zaten orada, hemen bize çay ikram ettiler, dev gibi bir soba vardı kahvede kütükleri attılar içine, kemiklerimize kadar ısındık valla. Sonra ben, dışarıya çıktım etrafa bakınmak için, baktım bir berber dükkanı açık, birkaç kişi sobanın etrafında oturmuş sohbet ediyorlar. Sabah vakit kaybetmeden Trabzon’a gideriz akşamdan tıraş olayım diye düşündüm ve berbere girdim.
İçerisi sıcacıktı, sobanın etrafında dört beş kişi oturuyordu, berber genç biriydi, 21-22 yaşlarında falan, sarışın güler yüzlü, samimi biriydi. “Abi hoş geldin” dedi ve hemen tıraşa başladı. Sobanın üstündeki kaynayan ıhlamurdan bana da bir ince belli bardağa ıhlamur doldurdular, çok hoşuma gitmişti. Diğer oturan gençlerden biri de gazete okuyordu, dedi ki, “Ula tuydunuz mi, kökten bir taş kopti geleyi da !” Diğer yaşlı olan amca, hemen sordu: “Ula ne diyesun, ne taşi?” Genç olan cevapladı; “emice gökten bi taş kopti, dünyaya vuracağmiş, onu yazayi gazete da !” Emice, sordu gene, “Ula ne zaman vuracağmiş; zamani belli midur?” Genç, “emice 39 yıl sonra vuracağmiş” dedi. Emice rahatlamış bir ses tonu ile , “Ula o zaman koy kötüne gitsin da, pen zaten 79 yaşındayum, ben görmem oni da’ dedi. Herkes bir güldü sonra, berber lafa atladı, “Ula emice hep kendini tüşünisun biz ne yapacağuk?” Emice de cevap hazır “Ula o zamana kadar Amerika bir çaresini pulur, oni havada furur korkmayın uşaklar, habu dünyada bir tek Tonya’lilar mi yaşayi da”. Gazeteyi okuyan genç atladı lafa, “Amerika vuramaymiş emice, çaresi yokmuş turdurmanin, öyle yazayi burada.”
Bir sessizlik oldu birkaç saniye, sonra berber, “Ula onin bir çaresi var ama olur mi olmaz mi pilmem oni”dedi.
Emice sordu hemen, “Ula berber nedur da, kim turduracak oni” dedi. Berber, “valla benim pilduğum, turdursa turdursa Allah turdurur oni, ama o da turdurmaz oni” dedi. Emice dayanamadı gene, “Ula nerden bilisun da, turdurmaz oni diyisun da” dedi.
Berber, hazır cevap, hemen atladı, “Ya emice bu taşi ben mi gönderdim da, Allah gönderdi oni, eee madem turduracağıdi oni niye gönderdi oni da?’
…………….
Merakla bekliyorum, bakalım o taş dünyaya çarpacak mı ,yoksa birileri durduracak mı diye.!!!!!
İSTANBUL

Apophis adlı göktaşı 28 bin kilometre hızla dünyaya doğru yaklaşıyor. Uzmanlara göre, 2029′de dünyanın çok yakınından geçecek olan 25 milyon tonluk göktaşı 2036′da dünyaya çarpacak. Göktaşının rotası değiştirilemez ve korkulan olursa çarpmanın etkisiyle 65 bin atom bombasına eşdeğer bir enerji ortaya çıkacak.
Uzmanlar 2036 için önlem alınması gerektiğini belirtirken, NASA, göktaşını durdurmak için yaklaşık 400 milyon dolarlık “kütleçekimli traktör” adı verilen bir proje geliştirdi. Göktaşının yanına götürülecek “Kütleçekimli traktör”, yaratacağı kütleçekim etkisiyle cismin rotasını değiştirmesi öngörülüyor.














Merhabalar…
Güzel bir yazı. Yalnız şive bizim Tonya’nın şivesi değil.
Saygılarımla
inşallah o taş dünyaya çarpmaz