-->

matematik ve yaşam

2 comments

HASAN ÖNCÜ GÖKÇE -

16-matematik
Yaşamın, günümüz Türkiye’sinde yüzümüze tokat gibi çarpan acı bir gerçeği var. Büyük balık küçük balığı yer, “büyük akıl” da “küçük aklı” ezer ve yönetir. Ve bu “büyük akıl”, “küçük akıl”ların hiçbir şeyi sorgulamaması, düşünmemesi için ona dayatmalar, baskılar uygular. Çünkü “küçük akıl” bir varlık olduğunu tespit ettiğinde ezilmemeyi ve yönetmeyi düşünebilir. Bunu düşünmesi kendini ezen “büyük aklın” hiç işine gelmez.
Yıllardır sınav stresleriyle, not kaygılarıyla boğuşmakta, büyüklerimizin dediği o klasik “oku da adam ol” sözü beynimize kazınmakta, biz de “ya olamazsak” endişesiyle yaşayıp durmaktayız.  Bu durumun sebebini, tek bir kelimeyle açıklamak mümkün: Sistem (ya da devrimci ağbilerimizin dediği gibi “bozuk düzen”)
Yani, bizim büyük aklımız olan “sistem”, düşünmeyen, hayat pratiği ve bilinci olmayan bireyler yetiştirmek için elinden geleni yapıyor. Meselâ, büyük çoğunluğa kâbus gibi gelen “Matematik” yöntemini (ki bir bilim de olduğu ileri sürülen Matematik, aslında düşünmenin bir yöntemidir) bazı kalıplara hapsedip, genç beyinlere dayatıyorlar. Biz de genelde sorunun derinine inme gibi bir alışkanlığımız olmadığı için, yüzeysel bilgilerle yetiniyoruz ve sonradan bu yüzeyselliğin bir çözüm olmadığının farkına varıyoruz. Örneğin, genelde birinci sınıfta matematiksel çarpım tablosunu ezberlememiz istenir. Biz de başlarız: 1×1=1, 2×2=4, 3×3=9… iki üç gün sonra bakmışız ki unutmuşuz. Sil baştan… 3×3’ün 9 olduğunu ezberlememizi isteyen “sistem”, 3×3’ün aslında 3 tane 3’ün yan yana toplanarak bulunduğunu gösterse (ya da göstermese de biz düşünsek) biz de 3×4’ü bulurken 3 tane 3’ün yanına bir tane daha 3 koyup sonuca varabiliriz.
Örnekleri çoğaltmak mümkün;

Soru:  Bir top kumaş 12 eşit parçaya bölünüyor.

Parçalardan her biri 60 cm daha kısa olsaydı kumaş 15 eşit parçaya bölünebilecekti.

Buna göre, bir top kumaşın boyu kaç metredir?
Sistemin Yanıtı: Kumaşın boyu 12x olsun.
Buna göre, her parçanın uzunluğu x cm olur
Eğer kumaş 15 parçaya ayrılsaydı, bir parçanın boyu 12x/15=4x/5 olacaktı.

Bu durumda, 4x/5= 60,
x=300 ve 12x=3600 cm, “x=36 m”
Bizim yanıtımız: 12 eşit paçaya bölünmüş kumaşın her bir parçasından
60 cm kesilirse, toplam 12×60=720 cm kumaş elde edilir. Ve geriye kalan 3 parçaya verilir. 3 parça 720 cm ise 15 parça 720×5= 3600 cm  “x= 36 m”

Eskilerin klasik matematik dedikleri yöntemden modern matematiğe geçiş, bir düşünüş tarzından başka tür bir tarza geçiş olmuştur. İlişkileri, faktörlerin arasındaki bağıntıyı kurmadan, bu bağıntının kalıbı olan formülleri ezberleyerek, bu formüller üzerinden sonuçlara ulaşma çabası, modern matematik diye adlandırılmıştır. Bu durumda sonuçlara katlanmak, kabullenmek gerekecektir! Matematiğin sonuçları tanrısal olarak sunulur ve karşı çıkılamaz! Oysa ki, formülün altında yatan bağıntıları düşünce düzeyinde algılayıp deşifre etmeden matematik yapılamaz. Formüllerden başlayan düşünce süreci bizi matematik yapmaya, yani düşünmeye değil, hesap yapmaya, yani sonucu kabullenmeye götürür. Kuşkusuz ki faktörlerin çoğaldığı ve formüllerin işi kolaylaştırdığı karmaşık sistemler, çok sayıda bilgiyi ilişkilendirmek ve soyutlamak açısından büyük kolaylık sağlayan doğru bir yöntemdir. Ama bağıntıyı, formülün mantığını bilmeden, algılamadan formül çözmek, matematik yapmak değil, formüle bağlı düşünmektir! Böylece gençliğin matematik öğrenimi, verilene bağımlı düşünme, verili çerçevede düşünme eylemi olarak şekillendirilir.
Öncelikle günlük yaşamdaki matematiksel düşünceyi dört işlemi yapabilmeye indirgeyen bu dar matematik, bizi ilişkilerin bilgisinden mahrum kılmıştır. Böylece her sorunun soruluş tarzında olduğu gibi, yanıtın nerede aranacağında da farklı çıkarların matematiğe yön verdiğini görmeli, her soruya emekten ve özgür düşünceden yana verilecek yanıtın, gerçek bilgiyi keşfetmekten geçtiği anımsanmalı  ve unutulmamalıdır.

YAKAKENT

HAZiRAN 2008


  1. gulbin diyor ki:

    öncü kardeşim.. yazını okuyunca yaram depreşti.. yorumla bende paylaşmak istedim. ben ücretli matematik öğretmeniyim… öğrencilerin kitaplarını ücretsiz olarak dağıtan akp hükümeti neyi amaçlıyordu. sosyal devlet anlayışı mı? yok hiç böyle bakılmamalı. sadece bu lütuf gibi sunulan yani devletin görevleri arasında olan kitapların öğrencilere ücretsiz dağıtılması ile amaçladıklarının arasında ezberci sorgulama yetisi olmayan yeni bir koyun nesli yaratmaktı amaçları. şöyle bir örnekle desteklemek isterim savımı: kendi mattematik kitaplarımı aldım elime sene 1996 ve yeni basım matematik kitaplarını bir karşılaştırma yaptığımda hazin sonuç ispat yönteminin tamamen ortadan kaldırılmış olduğu idi. yeni kitaplarda sayabildiğim 50-60 civarında ispat sayılabilecek çözümleme yöntemleri var iken, eski kitaplarda ispat sayısı 300… şimdi yaratmak istedikleri koyun sürülerinin kitaplarından kimilerini zengin ettikleri yetmiyormuş gibi içeriği hakkında da at koşturmaları bir sosyal devlet anlayışı olabilir mi? saygılarımla.

  2. Merhaba Hasan Kardeş, yazında anlattıkların ve bilhassa Modern Matematiğe geçiş konusundaki görüşlerine tamamen katılıyorum.Ben de modern matematikle ilgili sorunu ”Modern Matematik Masalına Son 1ve 2 ” yazılarıyla internette paylaşmıştım.Web sitem http://www.matematigisevdirenadam.com inceleme fırsatınız olursa değerlendirmelerinizi de merak ediyorum.Başarılar…

Yorum yaz