-->

Yılmaz Elmas

0 comments

Edebiyatın gizli emekçisi
Samsun öykücüsü*

16-yelmas


Yazdıklarına ve kitaplarına yansıdığı biçimi ile ‘yıllanmış’ olmak bir tat kalitesi, bir tat kültürünü ifade eder. Ağdalı anlatılar yoktur onda. Sıradan, günlük hayatın sahiciliği, günlük hayatın abartısızlığı ve içinde taşıdığı sonsuz açılımlar, her biri kendini abartmadan yerli yerinde durur. Kendine güven ve ‘moda’ olana koyulan mesafe, değer verilen şeylerin niteliği ile de ilgilidir. Bu nitelikler, bizim seçip yaşayacağımız kolaylıkta değildir; yaşamımızda karşımızda netçe belirmezler ve bu yüzden oluşturulmalı, gri bölgelerden çekilip alınmalı, günlük hayatta kullanılmak üzere deşifre edilmeli, paylaşılmalıdırlar. Kısa vadede prim yapmasa da böyle değerlerin tanınır kılınması, bu değerleri bir yaşam felsefesi yapabilmiş insanların yaşıyor olması ile olanaklı olurlar; sofistike bir bilgi sevgisi üzerinden, kelimeler, anlamlar ve kavramlar üzerinden değil, yaşamın pratiği, yaşamın estetiği ve bunların somutlaştığı tavır alışlar üzerinden, kısaca insanı kişiliği ile var kılan eylemleri, tarihi üzerinden tanınabilir. Yılmaz Abi’nin tanıyabildiğim zaman dilimindeki yaşamı, geçmişini ve bir bütün olan tutarlılığını hemen açığa çıkarıyor.

(Kadir Ali Birer)


‘Kuzeyde Tütün memleket mektubu’ yayımlanmaya başladığından beri elindekileri bizimle paylaşma gayretini gösterdi. Ötesinde, zorladı. Zorlarken her defasında hayrete düştük. Çocukluğumuzdan bir anı gözümüzün, bir ses kulağımıza geldi. ‘Karahüseyinli köyündeki aşık’ fotoğraf , ‘Samsun ve çevresinde söylenen maniler’ ses oldu. Daha neler çıkacak “Bilgi çıkınından” bilinmez.
“Zurnacının inadı” Yılmaz Elmas’ta “bilgeliğin inadına” dönüşmüş. Bilgi ve düşlerini paylaşmaya sürdüreceğe benziyor. Onun örnek oluşu belki bizi ‘fişekleyebilir’ izinden gideriz.
Tanıdım, sevdim ve saygı duyuyorum…

(Süleyman Felamur)
*YILMAZ ELMAS Edebiyatın gizli emekçisi 65. yıl kitabından alınmıştır….


Yorum yaz