GEÇMİŞE UZANIŞ !..

3 yorum
GEÇMİŞE  UZANIŞ !..

Ali Vacit TOKMAK-
Gerze ….

Bundan yıllar önce yaşanmış, hatırladığım anılardan bazılarını aktarmaya çalışacağım.
Sanıyorum altmışlı yılların başındaydı. Henüz öğretmen olmamıştım. Alaçam Bafra caddesinde bir evde kiracı olarak oturmakta idik. Bu cadde üzerinde “ Şaban Amcanın” Foto Şimşek fotograf stütyosu önünde ya da berber Erdal Yiğit’in dükkanında otururdum.
Bilhassa bu cadde yaz tatilinde çok işlekti. İnsanlar Geyikkoşan istikametine doğru sel gibi akıp giderlerdi!  Başkalarının olduğu gibi benim de çok  ilgimi çeken, sırım gibi dört genç adam, düzgün  adımlarla sık sık bu caddeden geçtiklerine  şahit olurdum. Onları tanımıyordum.
Sonra berber Erdal Yiğit’e bu gençlerin kim olduğunu sordum. O bu gençlerin öğretmen oldukları söyledi. İsimlerinin ise “ Oral, Mümin, Sabahaddin ve Burhan “ Olduğunu belirtti.

Yakakent İlkokulu ve Orta Okulu öğretmenleri birarada; soldan sağa,Abdullah Niyazi Özay, Necmi Usta(Kaybettik) Ali Vacit Tokmak, Yunus Güner, Ahmet Ersöz,Oral Akdiken(Kaybettik) Remzi Gül (kaybettik) Emin Sonkaya (Kaybettik) Salim Kuş.Okul bahçesinde 1969 öncesi...

Oral Akdıkan ile ilk tanışmam Erdal’ın berber dükkanında oldu. Erdal Akşam Gazetesi alırdı. Çetin Altan’nın köşe yazıları dikkatimi çekerdi ve okurdum. O yazılarından birini birlikte yorumlamıştık. Diğer üç arkadaşla da dostluğumuz, arkadaşlığımız 12 Eylül 1980’e kadar sürdü.
Oral Akdıkan ile arkadaşlığımız ölene kadar devam etti. Diğerlerinin izini kaybettim!

Sabahaddin ve Burhan’nın Samsun’a yerleştiklerini duymuştum. Mümin ise İstanbul da olduğunu biliyorum. Ama yan yan gelebilmiş değiliz. Sağlıklı yaşamlarını dilerim.

Oral’la İstanbul Kartal Eğitim-Sen de buluşur  dertleşir ve söyleşirdik. Hala ondan çok şeyler öğrenmişimdir. Dünya ve ülke sorunlarıyla yakından ilgilenirdi. Ayrıca sağlığına çok dikkat ederdi. Gençliğinde olduğu gibi ileri yaşların da inançlarından hiç ödün vermezdi. Çok hassas ve duyarlı hoşgörülü bir arkadaşımdı.
İlk defa Alaçam dan Çeltek Kömür işçilerinin 1Mayıs direnişine Alaçam dan katılmış, Amasya’ya gitmiştik.Hatırladığım kadar,dört arkadaşın yanında, Haydar Malkoç, İsmail Yeşilyurt ( Benim Ortaokul arkadaşım)  Diğerlerini hatırlayamıyorum.
Oral, sağlığına çok dikkat ederdi. Ama bütün dertler onu bulmuştu! Yıllar önce aynı okulda birlikte de çalışmıştık. Yakakent İlkokuluna Alaçam’dan her gün geliş gidiş yapardı. Bazı günler okulda öğle yemeklerini hep birlikte yerdik. Paylaşmayı severdi. Müsrifliği ise hiç kabullenemezdi!
Yiyeceklerini evden getirirdi. Hatta onun çok sevdiği ve yakın bir köyden gelen öğrencisiyle yiyeceğini paylaşarak birlikte yediklerini bilirim. Paylaşmayıda bilen bir kişilik sahibiydi.

1969 TÖS Boykotuna Yakakent’te tüm okulca katıldık. Hatta  TÖS üyesi olmayan arkadaşlar bile katılarak destek vermişlerdi.

Boykot dört gün sürmüştü. Dört gün boyunca kahve konuşmaları yaptık. Afişleri ve yazıları bizler

yazıp belirli yerlere astık.
O günün Başbakanı Süleyman Demirel’e  Halktan imza toplayarak bu eyleme halkın  destek verdiklerini beyan eden telgraf çektik. O günlerd

e kararlı  ilkeli ve çok güzel dayanışma içindeydik.

Oral, birgün evden çıkarken ayakkabısının bağını bağlamak istiyor, dengesiz hareket

etmiş ki öylece beli tutulmuş kala kalıyor. İstanbul’a götürülerek orada ameliyat oldu. Tedavisi uzun sürdü. O günün şartları öyleydi. Alaçam’a geldiğinde belinde çelik korse vardı. Oturduğu evin yatığı odasından dışarı ayağını kaldırıp adım atması bile yasaktı. Çünkü yattığı odanın eşiği vardı ve yüksekti. Hiçbirimizin eşiği sökmek aklımıza gelmemişti. Belki de ev sahibi müsaade etmez diye düşünüyorduk!
Odadan dışarı uzunca bir süre çıkamadı. Çok sıkıntı çekti arkadaşım. Bunu neden anlatıyorum. 12 Eylül de Piyade  Alayında gözetim altında yatarken, onu iki demir karyolayı yan yana getirerek birleştirip aradaki sert profile beli yerleşecek şekilde yatırıyorduk.
Hey gidi günler hey!  Oral, çok okuyan, okuduğunu iyi anlamaya vede yorumlayarak anlatmayı kendine görev bilirdi. Ondan çok şeyle öğrendim. Elbet  yakınları hatıralarıyla O’nu hiç unutmayacaklardır. Ama gerçek dostları ve arkadaşları da unutmasın istiyorum! Nurlar içinde yatsın, ruhu şad olsun…

Yakakent Çamgölü,Oral akdiken,Celal Tahta ve Ali Vacit Tokmak piknikte.Altmışlı yılların sonları...

  1. Teşekkür ederiz değerli hocam bizi onurlandırdınız….

  2. recep akdıkan says:

    Değerli Vacit amca inan günler geçtikçe yokluğu öyle etkiliyorki öyle çok arıyorum ki babamı hani senin demenle dostları unutmasın demiştinya unutuldu dostları arkadaşları arasında en çokta bu bana koyuyor etkiliyor ne aradım nede soruldum.bende babamın tabiki tırnağı olamam ancak ona layık bir evlat olmaya çalışıyorum çabalayacağım umarım bende rahmetli babam gibi unutulmam değerli büyüğüm abim…

  3. Sevgili Recep Akdıkan,hani bir söz vardır:”Ateş düştüğü yeri yakar!” Derler.Çok yerinde söylenmiş bir sözdür.Rahmetli babanızı anılarınızda önce yaşatacak olan sizlersiniz.Bizler gibi dostları ve arkadaşları O’nu hiçbir zaman unutmadığımızı bilmelisiniz.Sizler,evlatları olarak O’na yararlı olmaya devam ettikçe,manevi yönden büyük bir haz duyacak ve mutlu olacaksınız.İstanbul da olupta sizleri ve aile bireylerinizi,babanızın sağlığında arayıpta, bu gün arayıp sormayanların davranışı onların ayıbıdır!İki yüzlü oluşlarındandır.Sakın üzülmeyin.Ne yazık ki hep böyle oluyor.Selamlarımı ve sevgilerimi iletir gözlerinden öperim…

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>