Vehbi ARAT ve “NANEZADELER”

0 yorum
Vehbi ARAT ve “NANEZADELER”

Nihat OKUMUŞ

Alaçam’lı gençlerin gözünü açtın… Düşüncenle, onları bir nebze olsun kahvehanelerden, meyhanelerden uzaklaştırdın… Alaçam’lılara özledikleri güzellikleri seyretmenin kapısını araladın… Sen başı çekendin… Katkısı olan bizler, sadece senin düşünceni destekleyerek kendimize küçücük bir pay çıkardık.

nanemolla-ekim
Oyunun yazarı, Kardeşim Vehbi ARAT başta olmak üzere ahirete göçen tüm kardeşlerimi rahmetle anıyorum…
Alaçam’ın vazgeçilmez mekanlarıdır kahvehaneleri… Zamanın biz gençlerini bir araya getiren mekanların başındadır kahvehaneler… Oralarda buluşur, pişti, altıkol iskambil, sıfır, dıgıdık, altmışaltı, tavla, vs oynar, seyreder ve doyumsuz sohbetler ederdik.
Karşıyaka ve Çömlekçi mahallesindeki kardeşlerimizle, iki köprü arasındaki Nadir abinin kahvehanesiydi mekanımız… Esat abi, Ferhat abi, Mehmet Yiğit (Amedağa), Mümin-Ruhi (atom) Öztürk kardeşler, Gencay, Uygun, Bayram (pöteke), inanın aklıma başka kimse gelmiyor… Daha çok sıfır ve iskambil oynardık.
Yenicami mahallesindeki kardeşlerimizle de ağırlıklı olarak Hükümet binasının karşısındaki Yılmaz abinin mekanıydı buluşma yerimiz… Burada daha farklı oyunlar oynanırdı. Faik, Fırat, Aytek, Cengiz (Özdemir) buraya takılırlardı… Aytek ve Cengiz’in (sanırım piket) oyunları zevkle izlenirdi. İlk pokeri burada seyretmiştim. Buraya da daha çok Fazıl, Hasan, Derya, Halim ile takılırdık. Bu arada hemen yazmalıyım… Yılmaz abimin çayı bir başka güzeldi.
Nizam abi ve Çakır efe abimizin işlettikleri Tütünspor/Alaçamspor lokali de vazgeçilmezlerimiz arasındaydı. Maç günleri orası dolar taşardı…
Bir de yanlış hatırlamıyorsam, Fatih ilkokulunun bitimindeki (hastaneye giden yol) bakırcılar sokağında bir kahvehane vardı… Sevgili Fazıl, Derya, Vehbi, Ergin, Hasan, Ahmet Fazıl Aksoy, Somçağ kardeşler (Ekim, Atilla), Halim buraya takılır ve domino oynardık. Bu oyunda sevgili Fazıl ve Halim’in haklarını teslim etmem gerekiyor. İnanılmaz akıllı oynarlardı.
*
Tüm bu kahvehanelerden neden bahsettim?
Kahvehaneden çıkmayan bir gençlik vardı Alaçam’ımda!.. Sabah evden çıkan genç, arkadaşlarını kahvehanede arardı. Selam verir, oturur oynar, sonra kalkar diğer arkadaşlarını görmek için diğer kahvehaneleri dolaşır oradakilerle de sohbet ederdi kahvehanelerde. Böyleydi o zamanlar.
Akşam saatlerinde ise yine kahvehanedesindir… Cebin ılıksa sinemada alırsın soğusu… Ya da cebin sıcaksa Faruk ORAL abinin yeni açılan “CİCİM LOKANTASI” nda alırdık soluğu. Burada en çok içtiğimiz, daha doğrusu benim hatırladığım vişneli Votka idi… Sevgili Fazıl, Vehbi, Derya, Hasan ve Gencay’la takılırdık buraya… Cebimiz sıcak iken… Arasıra yani…
Sımsıcak sohbetler sona erer, saat gece 11-12 arası evlerimize çekilirdik.
Ertesi gün yine aynı şeyler… Hayat böyle idi biz gençler için…
*
Yılını tam olarak hatırlayamıyorum… Ama kesin olarak 1968-1970 arası.
Bir gün rahmetli Vehbiyle, dükkanında oturuyoruz. Evlerinin yanında, içinde küçük bir bilardo masası olan dükkanı vardı Vehbi’nin… Sohbet ederken;
- “Biliyor musun Niyat? Bir tiyatro oyunu yazdım… Adı “NANEZADELER”… Alaçam’ın gençlerini biraz olsun kahvehanelerden uzaklaştırmak, topluma örnek gençler olmak için bir şeyler yapmaya karar verdim. Diğer arkadaşlarla da konuşacağım… Ne dersin? Var mısın? Oynayalım mı bu oyunu?”
Adımı “h” harfi ile, yani “Nihat” olarak söyleyen arkadaşım hemen hemen hiç yoktu. Vehbi de Niyat derdi.
Vehbi’nin cümlesine itiraz edilemezdi!.. Hiç düşünmeden “evet” dedim. Birlikte diğer arkadaşları da ayarlayarak, hem Vehbi’nin yazdığı bu oyunu oynamaya, hem de Alaçam’lılara becerebilirsek bir gece olsun güzel şeyler yaşatmaya karar vermiştik.
*
Vehbi’nin oyunu “NANEZADELER”in çalışmalarına hemen başladık… Kısa zaman içerisinde çok çalıştık. Her şeyi ile artık hazırdık. Sahneye çıkmak için sabırsızlanıyorduk.
Ben “konağın uşağı” rolündeydim. Hiç unutmuyorum, rahmetli annemin ördüğü beyaz boğazlı yün kazağı giymiştim o gece… Kömür ile yüzümü boyayarak “zenci” olmuştum. Kazağımın büyük bir kısmı da kömür siyahı olmuştu… Olsun! Hiç önemli değildi.
Alaçam Ortaokulunun salonu (O yıllarda Lise yok) bizim için hazırlanmıştı o gece… Yanlış hatırlamıyorsam gecenin sunumunu Erdoğan abimiz (Baripoğlu) yapmıştı… Oyunda sevgili Vehbi’nin dışında soyadını hatırlamadığım Abdullah’ı hatırlıyorum sadece… Yenicami mahallesinde oturuyordu sevgili kardeşim. Başka hiç kimseyi hatırlayamıyorum. Belki Gencay, Nuray (Felamur), Musa, Derya, onlarda oynamışlardı bu oyunda ama inanın Abdullah’ın, Vehbi’nin dışında kimseyi hatırlamıyorum…Hatırlayamadığım bütün arkadaşlarımdan özür diliyorum. Beni bağışlasınlar. Hatta bu yazıyı okurlarsa kendilerini hatırlatsınlar… Beni tekrar o günlere döndürsünler. Hem onları hatırlayayım hem de onlardan özür dileyeyim.
Oyun sonrası konserimizi de sunmuştuk Alaçam’lılarımıza… Orkestramız hazırdı… Davulda Ahmet Fazıl Aksoy, gitarlarda Ekim ve Atilla Somçağ kardeşler ve solist bendeniz Nihat OKUMUŞ, zamanın gözde şarkıları “Artık Sevmeyeceğim” ve “Seni Sevmek” ayaklarım ve sesim titreyerek söylemiştim. Eee kolay değildi yüzlerce insanın karşısında söylemek.
Daha sonra, Kadıköy ya da Killik’ten zannettiğim Zekeriya kardeşim sazıyla türkülerini sunmuştu salondakilere…
Alaçam’lılara çok keyifli bir gece yaşattığımıza inanıyorum. Şimdi ise, bizim yaptıklarımızdan çok daha iyilerinin yapıldığına inanıyorum.
Keyifle, dolu dolu yaşadığım tüm Kardeşlerime sonsuz teşekkürler ediyorum. Ahirete göç eden kardeşlerime ise Allah’tan rahmet diliyorum…
*

delikanlilar
Sevgili kardeşim Vehbi,
Alaçam’lı gençlerin gözünü açtın… Düşüncenle, onları bir nebze olsun kahvehanelerden, meyhanelerden uzaklaştırdın… Alaçam’lılara özledikleri güzellikleri seyretmenin kapısını araladın… Sen başı çekendin… Katkısı olan bizler, sadece senin düşünceni destekleyerek kendimize küçücük bir pay çıkardık.
“Işıklar içinde uyu benim güzel Kardeşim… Mekanın cennet olsun.”
Nihat OKUMUŞ

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>